Tam Zamaninda Yasamak, and my attempt at a translation of it.

Yemek de boş, içmek de,
Hatta yeri gelmeden sevişmek de.
Tam zamanında öpmelisin mesela güzel gözlünü,
Tam zamanında söylemelisin sevdiğini
Gözlerinin içine baka baka.

Bisikletinin gidonunu
Tam zamanında çevirmelisin
Düşmemek için.
Tam zamanında frene basmalı,
Tam zamanında yola koyulmalısın.

Tam zamanında okşamalısın başını
O üzüm gözlü çocuğun
Hıçkırıklar tam dizilmişken boğazına,
Tam ağlamak üzereyken.

Tam zamanında koymalısın elini omzuna
En sevdiğin dostunun babası öldüğünde.

Tam zamanında tutmalısın düşerken
Üç yaşındaki sehpaya tutunan çocuk.

Tam zamanında acımalı yüreğin
Afyon’da Hasan Ağabey’ in evi yıkılınca başına
Evsiz kalınca çoluk çocuk
Ki uzatasın elini bir parça.

Tam zamanında açmalısın kapını
Hayatına girmek isteyenlere.
Tam zamanında çıkarmalısın
Sevginden şımarmaya başlayanları.

Tam zamanında affetmelisin kardeşini
Biliyorsan yüreğinde kötülük olmadığını
Seni gecenin üçünde arayıp da
Kafasının iyi olduğunu söylediğinde.

Tam zamanında öğretmelisin oğluna
Gerekiyorsa yumruk atmayı
Tam burnunun üstüne
Tiksinmeden pisliğinden,
Yukarı mahallenin sümüklü bebesi
Misketlerini zorla almaya çalışırsa.

Tam zamanında bağırmalısın
Acıyınca bir yerin.
Tam zamanında gülmelisin
Kemal Sunal küfür edince filmin bir yerinde.

Tam zamanında yatmalısın
Yola çıkacaksan ertesi gün
Ve arabayı kullanan sensen
Sana emanetse çoluk çocuk
Ve kendin.

Tam zamanında bırakmalısın içmeyi
Son kadeh bozacaksa seni
Ve üzeceksen birilerini
Ertesi gün hatırlamayacaksan.
Tam zamanında ayrılmalısın misafirliklerden.

Tam zamanında konuşmalı
Tam zamanında şarkı söylemeli
Tam zamanında susmalısın.

Tam zamanında terk etmelisin gerekiyorsa
Annenin babanın evini,
Tam zamanında başka bir şehre gidip
Ayaklarının üzerinde durmaya çalışmalısın.
Tam zamanında dönmelisin memleketine.

Tam zamanında için titremeli,
Tam zamanında aşık olmalı
Deli gibi sevmelisin güzel gözlünü.

Tam zamanında toplamalısın oltanı
Belki de seni şampiyon yapacak
En büyük balığı kaçırmadan.

Tam zamanında yaşlandığını hissetmeli
Tam zamanında ölmelisin
Iskalamak istemiyorsan hayatı.

Haydi şimdi kalk bakalım
Silkin şöyle bir
At üzerinden hayatın yorgunluğunu,
Vakit zannettiğinden daha az
Haydi kalk bakalım,
Şimdi YAŞAMAK ZAMANI…..

Can YÜCEL

And here’s my attempt at translating it. Translating a poem is harder than you’d think, even though this one seems simple and straightforward. I’m open to criticism.

Living at Just the Right Time

Eating is in vain, and so is drinking,

And even making love before the time is right.

You should kiss those beautiful eyes at just the right time, for instance,

And tell her your love at just the right time

Looking deep into her eyes.

You should turn the handlebar

Of your bicycle at just the right time

To avoid the fall.

You should brake at just the right time.

Hit the road at just the right time.

You should stroke the head, at just the right time,

Of the child with grapes for eyes,

When hiccups has lined his throat

And he is just about to cry.

You should place your hand on his shoulder at just the right time

When your best friend’s father has died.

You should hold on at just the right time as is about to fall

The three-year-old child, holding onto the coffee table.

Your heart should ache at just the right time

When in Afyon, Brother Hasan’s house collapses

And the children are left without a home

So that you reach your hand out a little bit.

You should open you door at just the right time

To those who want to come into your life.

You should remove those, at just the right time,

Who seem spoiled from your affection.

You should forgive your brother at just the right time

If you know there is no malice in his heart

When he calls you at three in the morning

And tells you he is feeling tiddly.

You should teach your son at just the right time

To swing a punch, if necessary,

Right over his nose

Ignoring the filth

When the snotty boy from the neighborhood

Tries to take his marbles.

You should shout out at just the right time

If you are in any pain.

You should laugh at just the right time

When Kemal Sunal swears at some point in the movie.

You should go to bed at just the right time

If there is a journey to take the next day

And you are the one driving

And you are responsible for the family

And yourself.

You should stop drinking at just the right time

If the last glass will make you drunk

And you will upset people

But will not remember the next day.

You should end your visits at just the right time.

Speak at just the right time

Sing at just the right time

Be quiet at just the right time.

You should leave at just the right time, if need be,

Your parents’ home,

Should go to another city at just the right time

And try standing on your own feet.

You should return to your home at just the right time.

Your insides should tremble at just the right time,

Should fall in love at just the right time

Should love her beautiful eyes like crazy.

You should gather your line at just the right time

Before you miss the largest fish

That might make you champion.

You should realize you are getting old at just the right time

You should die at just the right time

If you do not want to miss out on life.

Now get up,

Shake off life’s fatigue,

There is less time than you think

Now get up

Now is the time to live.

Advertisements

2 responses to “Tam Zamaninda Yasamak, and my attempt at a translation of it.

  1. Evet, benim de ofisimin duvarinda asili, cok seviyorum. Sana da daha once kesin yollamisimdir gibi gelmisti, hayret.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s